Gel bana
| Secondary Keywords | Celile gelmek İsa su vasiyet |
|---|---|
| Scriptures | John 622 Gölün karşı yakasında kalan halk ertesi gün, önceden kıyıda tek bir tekne bulunduğunu hatırladı. İsa’nın şakirtleriyle birlikte o tekneye binmediğini, şakirtlerinin O’nsuz gittiğini anladı. 23 Önceki gün İsa’nın şükretmesinin ardından yemek yedikleri yerin yakınına, Taberiye şehrinden gelen başka tekneler yanaştı. 24 İsa’nın ve şakirtlerinin orada olmadığını görünce o teknelere bindiler, İsa’yı aramak üzere Kefarnahum’a gittiler. 25 Halk İsa’yı gölün karşı yakasında buldu. O’na, “Hocam, buraya ne zaman geldin?” diye sordular. 26 İsa şu cevabı verdi: “Size doğrusunu söyleyeyim, yaptığım alâmetleri gördüğünüz için değil, yemek yiyip doyduğunuz için beni arıyorsunuz. 27 Yok olup giden dünyevî yiyecek için değil, ebedî hayat sağlayan yiyecek için çalışın. Bunu size İnsanoğlu olarak ben vereceğim. Çünkü semavî Baba Allah bana bu yetkiyi verdi.” 28 Halk İsa’ya sordu: “Ne yapmalıyız? Allah’ın bizden beklediği ameller nedir?” 29 İsa cevap verdi: “Allah’ın sizden beklediği amel, O’nun gönderdiği kişiye iman etmenizdir.” 30 Bunun üzerine halk şöyle dedi: “Sana iman etmemiz için bize nasıl bir alâmet göstereceksin? Ne yapacaksın? 31 Atalarımız çölde man yediler. Zebur’da yazılmış olduğu gibi, ‘Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.’” 32 İsa onlara dedi ki, “Emin olun, o gün gökten ekmeği Musa vermedi. Gökten hakiki ekmeği semavî Babam verir. 33 Allah’ın ekmeği, semadan inen ve dünyaya hayat veren ekmektir.” 34 O zaman İsa’ya, “Efendimiz, bize her zaman bu ekmeği ver” dediler. 35 İsa onlara şöyle dedi: “Hayat veren ekmek Ben’im. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden asla susamaz. 36 Ama size söyledim, beni ve yaptığım alâmetleri gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz. 37 Semavî Babam’ın bana verdiği herkes bana gelecek, bana geleni asla geri çevirmem. 38 Çünkü ben kendi isteğimi değil, beni gönderen Allah’ın isteğini yerine getirmek için semadan indim. 39 Beni gönderenin isteği, bana vermiş olduğu insanların hiçbirini kaybetmemem, Kıyamet gününde hepsini diriltmemdir. 40 Çünkü semavî Babam’ın isteği, semavî Oğul’u gören ve O’na iman eden herkesin ebedî hayata kavuşmasıdır. Böylelerini Kıyamet gününde dirilteceğim.” 41 “Gökten inmiş olan ekmek Ben’im” dediği için oradaki Yahudiler İsa’ya karşı söylenmeye başladılar. 42 “Yusuf’un oğlu İsa değil mi bu? Annesini de babasını da tanıyoruz. Şimdi nasıl oluyor da, gökten indiğini söylüyor?” dediler. 43 İsa onlara şöyle cevap verdi: “Kendi aranızda söylenmeyi bırakın. 44 Beni gönderen semavî Babam bir kimsenin kalbini bana döndürmedikçe o kimse bana gelemez. Bana gelenleri Kıyamet gününde dirilteceğim. 45 Peygamberlerin kitaplarında şöyle yazılıdır: ‘Allah hepsini hidayete erdirecektir.’ Semavî Baba’yı işiten ve hidayete eren herkes bana gelir. 46 Bu, bir kimsenin semavî Baba’yı gördüğü anlamına gelmez. Semavî Baba’yı sadece Allah’tan gelen görmüştür. 47 Emin olun, iman edenin ebedî hayatı vardır. 48 Hayat veren ekmek Ben’im. 49 Atalarınız çölde man yemelerine rağmen öldüler. 50 Ama semadan inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek. 51 Semadan inmiş olan hayat ekmeği Ben’im. Bu ekmekten yiyen ebediyen yaşayacaktır. Vereceğim ekmek benim kendi bedenimdir. İnsanlar bunun sayesinde ebedî hayata kavuşacaklar.” 52 Bu sözler üzerine Yahudiler kendi aralarında tartışmaya başladılar. “Bu adam yememiz için bedenini bize nasıl verebilir?” dediler. 53 İsa onlara şöyle dedi: “Emin olun, İnsanoğlu’nun bedenini yemeden ve kanını içmeden ebedî hayata sahip olamazsınız. 54 Bedenimi yiyip kanımı içen kişi ebedî hayata kavuşur. Ben onu Kıyamet gününde dirilteceğim. 55 Benim bedenim hakiki yiyecektir; kanım da hakiki içecektir. 56 Bedenimi yiyip kanımı içen benim sayemde yaşar, ben de onun hayatında yaşarım. 57 Beni gönderen, ezelden beri hayat kaynağı olan semavî Baba Allah’tır. Ben O’nun sayesinde yaşarım. İşte benim bedenimden yiyen de benim sayemde ebediyen yaşayacaktır. 58 Semadan inmiş olan ekmek budur. Atalarınızın çölde yediği man gibi değildir. Onlar man yemelerine rağmen öldüler. Oysa bu ekmeği yiyen ebediyen yaşayacaktır.” 59 İsa bu sözleri, Kefarnahum’daki havrada vazederken söyledi. 60 İsa’nın bu sözlerini duyan birçok şakirt, “Bu sözler çok ağır. Bunları kim kabul edebilir?” dedi. 61 İsa söylediği sözler karşısında şakirtlerinin yakındığını anladı ve şöyle dedi: “Sözlerim sizi şaşırttı mı? 62 Peki ya İnsanoğlu’nun önceden bulunduğu semaya çıktığını görseniz ne yapacaksınız? 63 Hayat veren, Mukaddes Ruh’tur. Bedenin bunda payı yoktur. Size söylediğim sözler Allah’ın hayat veren Ruhu’ndandır. 64 Ama aranızda iman etmeyenler var.” İsa kimlerin iman etmediğini ve kendisine kimin ihanet edeceğini en başından beri biliyordu. 65 “Size, ‘Semavî Babam’ın bana sevk etmediği hiç kimse bana gelemez’ dememin sebebi budur” dedi. 66 İsa’nın bu sözleri üzerine şakirtlerin birçoğu O’nu terk etti ve O’nu izlemekten vazgeçti. 67 O zaman İsa on iki havarisine, “Siz de mi beni terk etmek istiyorsunuz?” diye sordu. 68 Simun Petrus şu cevabı verdi: “Efendimiz, biz kime gidebiliriz? Ebedî hayat veren sözler sendedir. 69 Sana iman ediyoruz. Şu kanaate vardık, sen Allah’ın mukaddes Elçisi’sin.” 70 İsa şöyle karşılık verdi: “Siz on iki havariyi ben seçmedim mi? Buna rağmen içinizden biri İblis’tendir!” 71 İsa, Simun İskariyot’un oğlu Yahuda’dan söz ediyordu. Yahuda, on iki havariden biri olduğu halde İsa’ya ihanet edecekti. Matthew 1120 Sonra İsa mucizelerinin çoğunu yaptığı şehirleri azarlamaya başladı. Çünkü bu şehirlerin ahalisi tövbe etmemişti. 21 İsa, “Vay haline ey Horazin halkı! Vay haline ey Beytsayda halkı! Aranızda yapılan mucizeler, Sur ve Sayda’da yapılsaydı, oraların halkı çoktan tövbe etmiş olurdu. Çul kuşanıp başlarından aşağı kül saçarlardı. 22 Emin olun, hesap günü Sur ve Sayda’nın hali sizinkinden daha dayanılır olacaktır! 23 Ya sen ey Kefarnahum, göklere çıkarılacağını mı sanıyorsun? Hayır, yerin dibine batacaksın! Çünkü sende yapılan mucizeler Sodom’da yapılsaydı, o şehir bugüne kadar ayakta kalırdı! 24 Emin olun, hesap günü Sodom halkının hali sizinkinden daha dayanılır olacaktır!” 25 İsa şöyle devam etti: “Semavî Baba, yerin ve göğün Efendisi! Sana şükrederim. Çünkü bu hakikatleri hikmetli ve akıllı kişilerden gizledin, çocuk kadar saf insanlara açtın. 26 Evet semavî Baba, bu senin iradene uygundur. 27 “Semavî Babam her şeyi bana emanet etti. Semavî Baba dışında hiç kimse semavî Oğul’u tanımaz. Semavî Baba’yı da sadece semavî Oğlu ve Oğlu’nun O’nu tanıtmak istediği kişiler tanır. 28 “Ey bütün yorgunlar ve yükleri ağır olanlar, bana gelin! Ben sizi rahata erdiririm. 29 Benim boyunduruğumu takın ve benden öğrenin. Çünkü ben yumuşak huyluyum, alçakgönüllüyüm. Sayemde gönül rahatlığına kavuşursunuz. 30 Vereceğim boyunduruk kolay, taşıtacağım yük hafiftir.” |