Türkçe
  •  Afrikaans
  •  Bahasa Indonesia
  •  Bahasa Melayu
  •  Česky
  •  Deutsch
  •  English
  •  Español
  •  Français
  •  Italiano
  •  Magyar
  •  Nederlands
  •  Polski
  •  Português
  •  Română
  •  Shqip
  •  Tagalog
  •  Tiếng Việt
  •  Ελληνικά
  •  Български
  •  русский
  •  Српски / Srpski
  •  Українська
  •  עברית
  •  العربية
  •  فارسی
  •  हिन्दी
  •  ไทย
  •  中文
  •  日本語
  •  粵語
  •  한국어
Para Birimi TRY
  • BRL - Brezilya Reali
  • EUR - Euro
  • USD - ABD Doları
  • CAD - Kanada Doları
  • MXN - Meksika Pesosu
  • RUB - Rus Rublesi
  • RON - Romen Leyi
  • PLN - Polonya Zlotisi
  • SGD - Singapur Doları
  • CHF - İsviçre Frangı
  • UAH - Ukrayna Grivnası
  • GBP - İngiliz Sterlini
  • JPY - Japon Yeni
  • AUD - Avustralya Doları
  • BGN - Bulgar Levası
  • CZK - Çek Korunası
  • DKK - Danimarka Kronu
  • HKD - Hong Kong Doları
  • IDR - Endonezya Rupisi
  • HUF - Macar Forinti
  • KRW - Güney Kore Wonu
  • MYR - Malezya Ringgiti
  • VND - Vietnam Dongu
  • CNY - Çin Yuanı
  • ARS - Arjantin Pesosu
  • ZAR - Güney Afrika Randı
  • ALL - Arnavutluk Leki
  • PHP - Filipinler Pesosu
  • RSD - Sırp Dinarı
  • ILS - Yeni İsrail Şekeli
  • EGP - Mısır Lirası
  • SAR - Suudi Arabistan Riyali
  • AED - Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi
  • IRR - İran Riyali
  • AFN - Afganistan Afganisi
  • IQD - Irak Dinarı
  • INR - Hindistan Rupisi
  • PKR - Pakistan Rupisi
  • THB - Tayland Bahtı
GoodSalt™
Arama
Hesap
Araba
  • Hesap
  • Işık Kutusu
  • Sign In
  • Kaydolun
GoodSalt™
Dini imgeler konusunda dünya lideri.
Para Birimi TRY
  • BRL - Brezilya Reali
  • EUR - Euro
  • USD - ABD Doları
  • CAD - Kanada Doları
  • MXN - Meksika Pesosu
  • RUB - Rus Rublesi
  • RON - Romen Leyi
  • PLN - Polonya Zlotisi
  • SGD - Singapur Doları
  • CHF - İsviçre Frangı
  • UAH - Ukrayna Grivnası
  • GBP - İngiliz Sterlini
  • JPY - Japon Yeni
  • AUD - Avustralya Doları
  • BGN - Bulgar Levası
  • CZK - Çek Korunası
  • DKK - Danimarka Kronu
  • HKD - Hong Kong Doları
  • IDR - Endonezya Rupisi
  • HUF - Macar Forinti
  • KRW - Güney Kore Wonu
  • MYR - Malezya Ringgiti
  • VND - Vietnam Dongu
  • CNY - Çin Yuanı
  • ARS - Arjantin Pesosu
  • ZAR - Güney Afrika Randı
  • ALL - Arnavutluk Leki
  • PHP - Filipinler Pesosu
  • RSD - Sırp Dinarı
  • ILS - Yeni İsrail Şekeli
  • EGP - Mısır Lirası
  • SAR - Suudi Arabistan Riyali
  • AED - Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi
  • IRR - İran Riyali
  • AFN - Afganistan Afganisi
  • IQD - Irak Dinarı
  • INR - Hindistan Rupisi
  • PKR - Pakistan Rupisi
  • THB - Tayland Bahtı
  Türkçe
  •  Afrikaans
  •  Bahasa Indonesia
  •  Bahasa Melayu
  •  Česky
  •  Deutsch
  •  English
  •  Español
  •  Français
  •  Italiano
  •  Magyar
  •  Nederlands
  •  Polski
  •  Português
  •  Română
  •  Shqip
  •  Tagalog
  •  Tiếng Việt
  •  Ελληνικά
  •  Български
  •  русский
  •  Српски / Srpski
  •  Українська
  •  עברית
  •  العربية
  •  فارسی
  •  हिन्दी
  •  ไทย
  •  中文
  •  日本語
  •  粵語
  •  한국어
Arama
Advanced Options ▼
Skip to the end of the images gallery
Genç Kadın Dua Ediyor
Skip to the beginning of the images gallery

Genç Kadın Dua Ediyor

Ürün
Image ID
lwjas0003
Description
Genç kadın mor gömlek giyiyor
Sanatçı
Lars Justinen
Resim Detayları
More Information
Anahtar Kelimeler             dilekçe   dua   dua eden   dua etmek   eğdi   ibadet   pişman olmak   tövbe  
Secondary Keywords                     bağlılık   baş   iletişim kurmak   ilişki   katlanmış   pişmanlık   rehberlik   suçluluk   talep   tövbeli   yay  
Tertiary Keywords arayan   cemaat  
Scriptures
1 John 1   1 Thessalonians 5   1 TİMOTEOS 2   ELÇİLERİN İŞLERİ 6   LUKA 11   LUKA 6   MARKOS 11   MARKOS 13   MARKOS 14   Matthew 6   Psalms 5   Psalms 54   Psalms 6   ROMALILAR 8  

1 John 1

1 Başlangıçtan beri var olanı, Hayat Kelâmı’nı size ilan ediyoruz. O’nu işittik, gözlerimizle gördük, seyredip ellerimizle dokunduk. 2 Çünkü Hayat Olan açıkça göründü. O’nu gördük ve O’na şahitlik ediyoruz. Semavî Baba’nın nezdinde olup bize gösterilmiş olan Ebedî Hayat’ı ilan ediyoruz. 3 Bizim müşareketimiz, Semavî Baba’yla ve semavî Oğlu İsa Mesih’ledir. Sizin de bizimle müşareketiniz olsun diye görüp işittiğimizi size bildiriyoruz. 4 Bunları size, sevincimiz tamamlansın diye yazıyoruz. 5 İsa Mesih’ten işittiğimiz ve size bildirdiğimiz haber şudur: Allah nurdur, O’nda karanlığın zerresi yoktur. 6 Allah’la müşareketimiz olduğunu söyler ama karanlıkta yürürsek, yalan söylemiş ve hakikate uygun şekilde yaşamamış oluruz. 7 Fakat Allah nurda olduğu gibi biz de nurda yürürsek birbirimizle müşareketimiz olur ve Allah’ın semavî Oğlu İsa Mesih’in kanı bizi her günahtan arındırır. 8 Günahımız yoktur dersek kendimizi kandırırız, hakikatten mahrum oluruz. 9 Fakat günahlarımızı itiraf edersek, sadık ve adil olan Allah günahlarımızı bağışlar, bizi her kötülükten arındırır. 10 Günah işlemedik dersek Allah’ı yalancı durumuna düşürmüş, Allah’ın kelâmından mahrum oluruz.

1 Thessalonians 5

1 Mümin kardeşlerim, bu olayların zamanı ve tarihi konusunda size yazmamıza gerek yoktur. 2 Çünkü çok iyi bildiğiniz gibi, Rab’bin Günü gece gelen hırsız gibi, beklenmedik şekilde gelecektir. 3 İman etmemiş olanlar, selâmetten ve emniyetten söz ederken bir anda helâk olacaklardır. Gebe kadın nasıl birden doğum sancılarına yakalanırsa, onlar da bu helâktan kaçamayacaklar! 4 Ancak siz mümin kardeşlerim, karanlıkta değilsiniz. Bu yüzden hırsızın gelişi gibi gelecek olan o güne hazırlıksız yakalanmayacaksınız. 5 Çünkü hepiniz ışığa aitsiniz, gündüzün evlatlarısınız. Bizler geceye ya da karanlığa ait değiliz. 6 O sebeple diğer insanlar gibi rehavet içinde olmayalım. Bilâkis, ayık ve uyanık kalalım. 7 Çünkü uyuyanlar gece uyur, sarhoşlar da gece sarhoş olur. 8 Ancak biz gündüze ait olduğumuzdan ayık kalmalıyız. İmanı ve sevgiyi zırh gibi kuşanalım; kurtuluş ümidimiz, başımız koruyan bir miğfer gibi olsun. 9 Çünkü Allah bizi gazabına uğrayalım diye değil, Efendimiz İsa Mesih vasıtasıyla kurtuluşa kavuşalım diye seçti. 10 Mesih bizler için öldü. Geldiğinde ise biz ister ölü ister diri olalım, bu sayede O’nunla birlikte yaşayacağız. 11 Öyleyse zaten yaptığınız gibi, birbirinizi yüreklendirin, imanda büyümek için yardımlaşın. 12 Mümin kardeşlerim, aranızda çalışanların, Rab yolunda size önderlik edip öğüt verenlerin kıymetini bilmenizi rica ederiz. 13 Aranızda yaptıkları hizmetten dolayı sevgiyle onları el üstünde tutun. Birbirinizle barış içinde yaşayın. 14 Size yalvarırız ey mümin kardeşlerim, aylakları uyarın. Korkuya, şüpheye kapılanları cesaretlendirin. Acizlere yardım edin. Herkese karşı sabırlı olun. 15 Dikkat edin, kimse kötülüğe kötülükle karşılık vermesin. Her zaman birbirinize ve bütün insanlara iyilik yapmaya gayret edin. 16 Sevinciniz daim olsun. 17 Durmadan dua edin. 18 Her durumda şükredin. Allah, Mesih İsa’nın yolunda bu şekilde yaşamanızı ister. 19 Mukaddes Ruh’un ateşini söndürmeyin. 20 Peygamberlik sözlerini hafife almayın. 21 Ancak her şeyi sınayın. İyi olana sıkı sıkıya tutunun. 22 Her tür kötülükten uzak durun. 23 Selamet kaynağı olan Allah, kendisine tamamen vakfolmanızı sağlasın. Ruhunuz, canınız ve bedeniniz Efendimiz İsa Mesih’in gelişinde eksiksiz ve kusursuz olmak üzere korunsun. 24 Sizi çağıran Allah vaatlerine sadıktır; vaatlerini yerine getirir. 25 Mümin kardeşlerim, bizim için dua edin. 26 Bütün mümin kardeşlerinizi, Allah’a vakfolmuş olanlara yaraşır bir öpüşle selamlayın. 27 Rab adına size rica ediyorum, bu mektup bütün mümin kardeşlere okunsun. 28 Efendimiz İsa Mesih’in lütfu üzerinizde olsun.

1 Timothy 2

1 Her şeyden önce şunu öğütlerim: Bütün insanlar için dua edin; dilekler, niyazlar, şükranlar sunun; 2 özellikle de hükümdarlar ve bütün yüksek mevki sahipleri için dua edin. Çünkü Allah yolunda yürümek, hürmete lâyık insanlar olmak, huzur ve barış içinde yaşamak istiyoruz. 3 Böyle dua etmemiz iyidir, Kurtarıcımız Allah’ı hoşnut eder. 4 Allah herkesin günahtan kurtulmasını ve hakikati idrak etmesini ister. 5 Allah birdir ve insanları Allah’a eriştiren tek bir şefaatçi vardır; O da beden alıp insan olan Mesih İsa’dır. 6 O, insanları günahtan azat etmek için kendisini feda etti. Böylece Allah’ın iradesi, zamanı gelince tecelli etti. 7 Ben bunun haberini ilan etmek, imanı ve hakikati başka halklara öğretmek için havari seçildim. Sözlerim dosdoğrudur; yalan söylemiyorum. 8 İbadet sırasında erkeklerin birbirine kızmadan ve çekişmeden pak eller yükselterek dua etmesini isterim. 9 Kadınlar da öyle dua etmeli. Bunu yaparken ölçülü olmalı, mütevazı ve edebe uygun giyinsinler; örgülü saçlar, altın, inci süslemeli ya da pahalı kıyafetlerle dikkat çekmesinler. 10 Bunun yerine, kendilerini hayırlı amellerle süslesinler; zira Allah yolunda yaşadıklarını söyleyen kadınlara yaraşan budur. 11 Kadınlar vaazları sükûnet içinde, tam bir uysallıkla dinlemelidir. 12 Kadınların vazedip kocalarına tahakküm etmesine izin vermiyorum. Kadınlar sakin olmalı; 13 çünkü Allah önce Âdem’i, sonra Havva’yı yarattı. 14 Ayrıca Şeytan tarafından aldatılıp günaha düşen Âdem değil, Havva’ydı. 15 Bu yüzden Havva’ya çocuk doğurmakla kurtulacağı söylendi. Yeter ki kadınlar iman ve sevgiyle Allah’a vakfolmuş olsunlar, aklıselim sahibi bir hayat sürsünler. Bu söz itimada lâyıktır.

Acts 6

1 O dönemde gittikçe daha çok insan İsa’nın şakirdi oldu. Grekçe konuşan Yahudi şakirtler, İbranice konuşan Yahudi şakirtlerden yakınmaya başladılar. “Günlük yardım dağıtımında dullarımıza ilgi gösterilmiyor” dediler. 2 Bunun üzerine on iki havari bütün şakirtleri bir araya toplayıp şöyle dediler: “Allah’ın kelâmını vazetmeyi bırakıp maddi işlerle uğraşmamız doğru olmaz. 3 Bu sebeple, ey mümin kardeşlerim, aranızdan yedi kişi seçin. İtibarlı, Allah’ın Ruh’uyla dolu, hikmetli insanlar olsun. Bu işlerle onlar uğraşsın. 4 Biz de kendimizi duaya ve Allah kelâmını vazetmeye verelim.” 5 Bu teklif bütün cemaati memnun etti. İman ve Mukaddes Ruh’la dolu olan İstefanos, Filipus, Prohoros, Nikanor, Timon, Parmenas ve Yahudiliğe dönen Antakyalı Nikolas’ı seçtiler. 6 Sonra bu kişileri havarilerin önüne çıkardılar. Havariler onlar için dua ettiler; onları vazifelendirdiklerini göstermek için elleriyle dokunup takdis ettiler. 7 Böylece Allah’ın kelâmı yayılıyor, Kudüs’teki şakirtlerin sayısı günden güne artıyordu. Hatta birçok rahip de iman etti. 8 İstefanos Allah’ın lütfu ve kudretiyle doluydu. Halk arasında büyük harikalar ve alâmetler yapıyordu. 9 Fakat Azatlılar Havrası’nın bazı üyeleri ona karşı çıktılar. Bunlar Kirene, İskenderiye, Kilikya şehirlerinden ve Asya ilinden Yahudilerdi. İstefanos’la çekişmeye başladılar. 10 Fakat söylediklerini çürütemediler. Çünkü Mukaddes Ruh’un verdiği hikmetle konuşuyordu. 11 Bunun üzerine onu suçlamak için bazı kişilere rüşvet verdiler; rüşvet alanlar, “Bu adam Musa’ya ve Allah’a karşı küfür dolu sözler söyledi” dediler. 12 Böylelikle halkı, ileri gelenleri ve din âlimlerini galeyana getirdiler. Gidip İstefanos’u yakaladılar, Yüksek Meclis’in önüne çıkardılar. 13 Yalancı şahitler getirdiler. Bu şahitler şöyle dediler: “Bu adam gece gündüz mukaddes mabedimizi ve şeriatı kötülüyor. 14 Onun, ‘Nasıralı İsa burayı yıkacak, Musa’nın bize emanet ettiği gelenekleri değiştirecek’ dediğini duyduk.” 15 Mecliste oturanların hepsi İstefanos’a baktılar; yüzünün bir melek yüzüne benzediğini gördüler.

Luke 11

1 İsa bir yerde dua ediyordu. Duasını bitirdiğinde şakirtlerinden biri İsa’ya, “Efendimiz, Yahya’nın şakirtlerine öğrettiği gibi sen de bize nasıl dua edileceğini öğret” dedi. 2 İsa onlara şunları söyledi: “Dua ederken şöyle deyin: “Semavî Baba, adın takdis edilsin. Hükümranlığın gelsin. 3 Her gün bize rızkımızı ver. 4 Günahlarımızı affet. Çünkü biz de bize kötülük yapanları affediyoruz. Ayartılmamıza izin verme.” 5 Sonra onlara şöyle dedi: “Farz edin gecenin yarısı bir arkadaşınızın evine gittiniz, ona, ‘Arkadaş, ödünç olarak bana üç somun ekmek ver; 6 bir arkadaşım yoldan geldi, ona ikram edecek bir şeyim yok’ dediniz. 7 Arkadaşınız da içeriden, ‘Git başımdan! Beni rahatsız etme! Kapı kilitli. Çocuklarım ve ben şu anda yatıyoruz. Şimdi kalkıp da sana bir şey veremem’ der mi? 8 Size şunu söyleyeyim, adam arkadaşlık hatırına kalkıp size ekmek vermeyebilir, fakat istemekte ısrar ederseniz kesinlikle kalkıp ihtiyacınız olanı verir. 9 Bu sebeple ısrarla dileyin diyorum, Allah verecektir. Arayın, bulacaksınız. Kapıyı çalın, açılacaktır. 10 Dileyen alır. Arayan bulur. Kapıyı çalana kapı açılır. 11 Hangi baba ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse yılan verir? 12 Ya da yumurta isterse akrep verir? 13 Siz kötü yürekli olsanız bile çocuklarınıza güzel hediyeler vermeyi biliyorsunuz. Öyleyse semavî Baba kendisinden dileyenlere mutlaka Mukaddes Ruh’u da verecektir.” 14 Bir gün İsa bir adamdan cin kovuyordu. Adam cin yüzünden konuşamıyordu. Cin çıkınca adam konuşmaya başladı. Olanları gören kalabalık hayretler içinde kaldı. 15 Fakat bazıları, “Cinleri, cinlerin reisi Baalzevul’un gücüyle kovuyor” dediler. 16 Başkaları ise İsa’yı imtihan etmek niyetiyle gökten bir alâmet göstermesini istediler. 17 Fakat İsa onların akıllarından ne geçtiğini sezdi, şöyle dedi: “İçinde nifak olan her ülke yıkılır. Kendi içinde bölünen ev halkı dağılır. 18 Eğer Şeytan kendi içinde bölünmüşse, hükümranlığını nasıl devam ettirebilir? Şeytan’ın gücünü kullanarak cinleri çıkarttığımı söylüyorsunuz. 19 Peki, eğer ben cinleri Baalzevul’un gücüyle kovuyorsam, sizin adamlarınız kimin gücüyle kovuyor? Bu durumda haksız olduğunuzu kendi adamlarınız açıkça gösteriyor. 20 Ben cinleri Allah’ın kudretiyle kovuyorum. Bu da Allah’ın Hükümranlığı’nın size ulaştığını gösterir. 21 “Tepeden tırnağa silahlı güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece malları emniyet altındadır. 22 Fakat diyelim ki, ondan daha kuvvetli bir adam saldırıp onu alt etti. O zaman güvendiği bütün zırh ve silahları alıp götürür ve yağmaladığı malları dostlarıyla paylaşır. 23 “Benden yana olmayan bana karşıdır, benimle birlikte toplamayan darmadağın ediyor demektir.” 24 “Cin insanın içinden çıktığı zaman kurak yerlerde dolanıp huzur arar. Bulamayınca da, ‘Eski evime geri döneyim’ der. 25 Geri döndüğünde evi süpürülmüş ve düzeltilmiş bulur. 26 Bunun üzerine gider, kendisinden daha kötü olan yedi cinle birlikte geri döner. Hepsi o kişide yaşamaya başlar. Böylece o kişinin son hali ilkinden beter olur.” 27 İsa bunları söylerken kalabalıktan bir kadın O’na, “Ne mutlu seni doğurup emziren kadına!” diye seslendi. 28 İsa da, “Asıl ne mutlu Allah’ın kelâmını duyup ona itaat edenlere!” dedi. 29 Kalabalık gittikçe çoğalıyordu. İsa onlara şöyle seslendi: “Şimdiki nesil kötü bir nesil. Allah’tan bir alâmet bekliyorlar. Fakat onlara Yunus’un alâmetinden başkası gösterilmeyecektir. 30 Yunus nasıl Ninova halkı için şaşılacak bir alâmet olduysa, İnsanoğlu da bu nesil için alâmet olacaktır. 31 “Hesap günü, Güney Kraliçesi bu nesille birlikte kalkacak ve bu nesli mahkûm edecek. Çünkü kraliçe, Süleyman’ın hikmetli sözlerini dinlemek için dünyanın ta öbür ucundan gelmişti. Şimdi burada Süleyman’dan daha üstün biri var. 32 Hesap günü, Ninova halkı bu nesille birlikte kalkacak ve bu nesli mahkûm edecek. Çünkü Ninovalılar Yunus’un vaazını duyunca tövbe ettiler. Şimdi burada Yunus’tan daha üstün biri var.” 33 “Kimse kandil yakıp onu mahzene ya da kabın altına koymaz. Eve girenler aydınlansın diye kandilliğe koyar. 34 Göz bedenin nurudur. Gözünüz toksa, bütün bedeniniz de nurlu olur. Fakat aç gözlü olursanız, bütün bedeniniz karanlık olur. 35 Öyleyse dikkat edin! İnsanlara kem gözle bakarak içinizdeki nuru karanlığa dönüştürmeyin. 36 Eğer bütün bedeniniz nurluysa, hiçbir yanı karanlık değilse, kandilin sizi ışığıyla aydınlattığı zamanki gibi hep aydınlıkta olursunuz.” 37 İsa konuşmasını bitirince bir Ferisi O’nu evine yemeğe davet etti. İsa yemeğe gitti ve sofraya oturdu. 38 Ferisi, İsa’nın yemek yemeden önce ellerini dinî âdetlere göre yıkamadığını görünce şaşırdı. 39 Bunun üzerine İsa ona şöyle dedi: “Siz Ferisilerin yaptığı yıkama sadece bir fincanın veya tabağın dışını temizlemeye benziyor. İçiniz açgözlülük ve kötülükle dolu. 40 Ey akılsızlar! Dışı yapanla içi yapan aynı değil mi? 41 Kaplarınızın içindekini fakirlere sadaka olarak verin, o zaman tertemiz olursunuz. 42 “Vay halinize Ferisiler! Allah adına nane, sedef otu ve her türlü ürün dâhil, her şeyden ondalık verirsiniz, fakat adil olmayı ve Allah’ı sevmeyi ihmal edersiniz. Ondalık vermeyi ihmal etmeden öncelikle bunları yapmanız gerekir. 43 “Vay halinize Ferisiler! Havralarda başköşelere oturmaya ve meydanlarda insanların sizi hürmetle selamlamasına bayılırsınız. 44 Vay halinize! İnsanların farkında olmadan üzerinde gezindikleri belirsiz mezarlara benziyorsunuz.” 45 Şeriat âlimlerinden biri İsa’ya, “Hoca, bunları söylemekle bize de hakaret ediyorsun” dedi. 46 İsa ona şöyle dedi: “Sizin de vay halinize ey şeriat âlimleri! İnsanlara zorla kabul ettirdiğiniz kaideler ağır bir yük gibidir. Fakat kendiniz bu yükleri taşımak için parmağınızı bile kıpırdatmazsınız. 47 Vay halinize! Peygamberler için türbeler yaparsınız. Fakat bunlar sizin atalarınızın öldürdüğü peygamberlerdir! 48 Atalarınız peygamberleri öldürdü, siz onların türbelerini yapıyorsunuz. Böylelikle atalarınızın yaptıklarına şahitlik ediyor, bunları onaylıyorsunuz! 49 Bunun için Allah, hikmetiyle, ‘Onlara peygamberler ve resuller göndereceğim; bunların bazılarını öldürecek, bazılarına da zulmedecekler’ dedi. 50 - 51 “Habil’in kanından başlayarak sunakla mabet arasında öldürülen Zekeriya’nın kanı için hesap vereceksiniz. Böylece dünyanın yaratılışından beri öldürülen bütün peygamberlerin kanının hesabı bu nesilden sorulacaktır. Evet, size söylüyorum, bütün bunlardan bu nesil sorumlu tutulacak. 52 “Vay halinize, şeriat âlimleri! İrfan kapısını açan anahtarı alıp götürdünüz. Kendiniz bu kapıdan girmediniz, girmek isteyenlere de engel oldunuz.” 53 İsa oradan ayrıldı. O günden sonra din âlimleri ve Ferisiler O’na diş bilemeye ve birçok konuda onu sıkıştırmaya başladılar. 54 O’nu kendi sözleriyle tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.

Luke 6

1 Bir Şabat Günü İsa ekin tarlalarından geçiyordu. Şakirtleri buğday başaklarını kopardı, avuçlarında ufalayıp yedi. 2 Bazı Ferisiler onlara, “Şabat Günü neden çalışıyorsunuz? Bu caiz değildir” dediler. 3 İsa Ferisilere şöyle cevap verdi: “Davud ve adamları acıkınca ne yaptı, okumadınız mı? 4 Davud Allah’ın evine girdi, adak ekmeklerini alıp yedi ve adamlarına da verdi. Oysa rahiplerden başkası bu ekmeklerden yiyemez.” 5 Sonra İsa onlara, “Ben İnsanoğlu olarak Şabat Günü’nün de Efendisi’yim” dedi. 6 Başka bir Şabat Günü İsa havraya gitti, cemaate vaaz etmeye başladı. Sağ eli sakat bir adam da oradaydı. 7 Din âlimleri ve Ferisiler İsa’yı yakından izliyorlardı. Şabat Günü birine şifa verecek mi diye bekliyorlardı. Böylelikle O’nu suçlayacak bir sebepleri olacaktı. 8 İsa onların ne düşündüğünü sezdi. Eli sakat adama, “Kalk ve herkesin önünde dur!” dedi. Adam da kalkıp İsa’nın dediğini yaptı. 9 İsa, “Size soruyorum, Şabat Günü iyilik mi yoksa kötülük mü yapmak caizdir? Can kurtarmak mı, öldürmek mi caizdir?” dedi. 10 İsa etrafındakileri süzerek eli sakat adama, “Elini uzat!” dedi. Adam elini uzattı ve eli anında sapasağlam oldu. 11 Bunu gören Ferisiler ve din âlimleri öfkeden deliye döndüler; aralarında İsa’ya ne yapabileceklerini tartışmaya başladılar. 12 Birkaç gün sonra İsa dua etmek için dağa çıktı. Bütün geceyi Allah’a dua ederek geçirdi. 13 Ertesi sabah şakirtlerini çağırdı. On iki kişiyi seçerek onlara havari adını verdi: 14 Simun (İsa onu Petrus, yani Kaya diye çağırırdı), Simun’un kardeşi Andreas, Yakub, Yuhanna, Filipus, Bartalmay, 15 Matta, Tomas, Alpay’ın oğlu Yakub, Yurtsever lakaplı Simun, 16 Yakub’un oğlu Yahuda, ve İsa’ya ihanet eden Yahuda İskariyot. 17 İsa ve şakirtleri dağdan indiler. İsa düzlük yerde durdu. Şakirtlerinden meydana gelen büyük bir kalabalık oradaydı. Ayrıca bütün Yahudiye, Kudüs ve Sur’la Sayda’nın kıyı bölgesinden gelen çok sayıda insan vardı. 18 Hepsi İsa’yı dinlemeye ve hastalıklarından kurtulmaya gelmişti. Cinlerden sıkıntı çekenler şifa buluyordu; 19 İsa’dan gelen kudret sayesinde şifa buldukları için herkes O’na dokunmaya çalışıyordu. 20 İsa şakirtlerine bakarak şöyle dedi: “Ne mutlu size ey fakirler, çünkü Allah’ın Hükümranlığı sizindir. 21 Ne mutlu size, şimdi aç olanlar, çünkü doyurulacaksınız. Ne mutlu size şimdi ağlayanlar, çünkü sevinip mutlu olacaksınız.” 22 “Bana bağlılığınızdan ötürü herkes sizden nefret ettiği, sizi dışladığı, size hakaret ettiği, adınızı kötülediği zaman ne mutlu size! 23 Sevinin, sevinçle coşun, çünkü semada mükâfatınız büyük olacaktır. O insanların ataları da peygamberlere aynı şekilde davrandılar. 24 “Fakat vay halinize, ey zenginler, çünkü rahat bir hayatla tesellinizi aldınız. 25 Vay halinize şimdi tok olanlar, çünkü aç kalacaksınız. Şimdi gülenler, vay halinize! Çünkü yas tutup ağlayacaksınız.” 26 “Herkes sizi övüyorsa, vay halinize! Bunu yapanların ataları da sahte peygamberleri övüp durdular.” 27 “Beni dinleyen sizlere söylüyorum, düşmanınızı sevin. Sizden nefret edenlere iyilik yapın. 28 Size lânet edenler için iyilik dileyin. Size kötü davrananlar için dua edin. 29 Eğer biri yanağınıza vurursa, öbür yanağınızı da çevirin. Eğer biri abanızı alırsa, gömleğinizi de verin. 30 Sizden bir şey isteyenlere verin. Biri size ait bir şeyi almışsa geri istemeyin. 31 Başkalarının size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. 32 “Eğer sadece sizi sevenleri severseniz, bu size itibar kazandırır mı? Hayır, çünkü günahkârlar bile onları sevenleri sever! 33 Eğer sadece size iyilik yapanlara iyilik yaparsanız bu size itibar kazandırır mı? Hayır, çünkü günahkârlar da aynısını yapar. 34 İnsanlara ödünç verdiğinizde hep karşılık beklerseniz bu size itibar kazandırır mı? Hayır, çünkü günahkârlar da verdiklerini geri almak şartıyla diğer günahkârlara ödünç verirler. 35 Fakat siz düşmanlarınızı sevin, onlara iyilik yapın ve karşılık beklemeden ödünç verin. Böylece mükâfatınız büyük olur, Yüceler Yücesi Allah’ın evlatları olursunuz. Çünkü Allah nankör ve zalim kişilere bile inayet eder. 36 Semavî Babanız merhametli olduğu gibi siz de merhametli olun.” 37 “Başkalarına hükmetmeyin; Allah da size hükmetmez. Başkalarını suçlamayın. Allah da sizi suçlamaz. Affedin, Allah da sizi affeder. 38 Verin, Allah da size verecektir. İyice bastırılmış, silkelenmiş ve taşmış, dolu bir ölçekle kucağınıza boşaltacaktır. Başkalarına hangi ölçekle verirseniz, Allah da size aynı ölçekle verecektir.” 39 İsa onlara şu misali de verdi: “Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de hendeğe düşmez mi? 40 Şakirt hocasından üstün değildir, fakat kemale eren her şakirt hocasına denk olur. 41 “Neden başkasının gözündeki kıymığı görürsün de kendi gözündeki merteği fark etmezsin? 42 Kendi gözündeki merteği görmezsin ama mümin kardeşine, ‘Dur, gözündeki kıymığı çıkarayım’ dersin. Seni ikiyüzlü! Sen önce kendi gözündeki merteği çıkar ki, mümin kardeşinin gözündeki kıymığı açıkça görüp çıkarabilesin.” 43 “İyi ağaç kötü meyve vermez, kötü ağaç da iyi meyve vermez. 44 Her ağaç verdiği meyveden tanınır. Çalıdan incir, böğürtlenden üzüm toplanmaz! 45 İyi insan, kalbinde iyilik biriktirir, bu yüzden iyi söz söyler. Kötü insan ise kalbinde kötülük biriktirir, bu yüzden kötü söz söyler. İnsanın kalbinde ne varsa, ağzından da o çıkar. 46 “Niçin bana, ‘Efendimiz, Efendimiz’ diyorsunuz da dediklerimi yapmıyorsunuz? 47 Bana gelen, söylediklerimi dinleyen ve hayatına tatbik edenin nasıl bir insan olduğunu size anlatayım. 48 O kişi ev inşa eden adama benzer. Derine kazıp evinin temelini kaya üzerine atar. Sel basıp sular eve saldırır, fakat ev iyi inşa edildiğinden yerinde durur. 49 Benim söylediklerimi duyup da tatbik etmeyen insanlar ise evini temel atmadan inşa eden adama benzer. Sel bastığında, ev hemen çöker; çöküşü de korkunç olur.”

Mark 11

1 İsa ile şakirtleri Kudüs’e yaklaştılar. Zeytin Dağı’nın eteklerindeki Beytfaci ve Beytanya köylerine vardılar. İsa şakirtlerinden ikisini önden gönderdi. 2 “Karşıdaki köye gidin. Köye varır varmaz üzerine hiç binilmemiş, kazığa bağlı bir sıpa bulacaksınız. Onu çözüp bana getirin. 3 Biri size, ‘Ne yapıyorsunuz?’ diye sorarsa, ‘Efendimizin buna ihtiyacı var, hemen geri gönderecek’ deyin.” 4 Şakirtler yola çıktılar. Vardıklarında yol üzerinde bir kapının yanında kazığa bağlı bir sıpa buldular. Sıpanın ipini çözdüler. 5 O sırada orada bulunan birkaç kişi, “Ne yapıyorsunuz? Sıpayı neden çözüyorsunuz?” diye sordular. 6 Şakirtler İsa’nın söylediği gibi cevap verdiler. Adamlar da sıpayı almalarına müsaade ettiler. 7 Şakirtler sıpayı İsa’ya getirdiler. Üzerine abalarını yaydılar. İsa sıpaya bindi. 8 Pek çok kişi abalarını İsa’nın geçtiği yola serdi. Bazı kişiler de ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler. 9 Kimileri İsa’nın önünden, kimileri de arkasından yürüyordu. Hep bir ağızdan şöyle bağırıyorlardı: “Yaşasın Rab’bin adına gelen, O mübarek olsun! 10 Atamız Davud’un yaklaşan hükümranlığı mübarek olsun! Yücelerdeki Allah’a hamtlar olsun!” 11 İsa böylece Kudüs’e girdi, doğruca mabede gitti, her tarafı gözden geçirdi. Saat hayli ilerlemişti. O yüzden on iki havarisiyle Beytanya’ya döndü. 12 Ertesi gün Beytanya’dan ayrıldılar. İsa acıkmıştı. 13 Uzakta yapraklanmış bir incir ağacı gördü. Aslında incir zamanı değildi. Yine de üzerinde ham incir var mı diye bakmak için ağaca yaklaştı. Fakat ağaçta yapraktan başka bir şey bulamadı. 14 Sonra ağaca, “Bir daha asla meyven olmasın!” dedi. Şakirtleri de bunu duydu. 15 Sonra Kudüs’e tekrar gittiler, mabet alanına girdiler. İsa avluda alışveriş yapanları kovdu. Para bozanların masalarını ve güvercin satanların tezgâhlarını devirdi. 16 Hiç kimsenin mabet alanından yük geçirmesine izin vermedi. 17 Sonra halka vazetmeye başladı. Onlara, “Tevrat’ta, ‘Evim, bütün halkların dua evi olacak’ diye yazılmıştır. Fakat siz burayı haydut yuvasına çevirdiniz” dedi. 18 Başrahipler ve din âlimleri bunu duydular. İsa’yı öldürmenin yolunu aramaya başladılar. O’ndan korkuyorlardı, çünkü bütün halk O’nun vaazlarına hayrandı. 19 Akşam olunca İsa şakirtleriyle şehirden ayrıldı. 20 Ertesi sabah İsa’yla şakirtleri yolda yürüyorlardı. Bir gün önceki incir ağacını gördüler. Ağaç tamamen kurumuştu. 21 Petrus olayı hatırladı; İsa’ya, “Hocam, bak! Dün lânetlediğin incir ağacı kurumuş” dedi. 22 İsa şöyle karşılık verdi: “Allah’a iman edin. 23 Emin olun, içinizden kim şu dağa, ‘Kalk, denize atla’ derse, yüreğinde hiç kuşku duymaz ve olacağına inanırsa, dediği yerine gelecektir. 24 Bu sebeple size söylüyorum, duayla ne isterseniz, daha dua ederken onu aldığınıza iman edin, isteğiniz yerine gelecektir. 25 - 26 Dua ettiğiniz zaman birine dargınsanız, onu bağışlayın, öyle ki semavî Babanız da sizin suçlarınızı bağışlasın.” 27 İsa ile şakirtleri Kudüs’e geri geldiler. İsa mabet alanında yürüyordu. Başrahipler, din âlimleri ve Yahudi ileri gelenleri İsa’nın yanına geldiler. 28 O’na, “Söyle bize, bunları hangi yetkiyle yapıyorsun? Bu yetkiyi sana kim verdi?” diye sordular. 29 İsa onlara şöyle dedi: “Ben de size bir soru sorayım. Bana cevap verin, ben de bunları hangi yetkiyle yaptığımı söylerim: 30 Yahya vaftiz yetkisini Allah’tan mı aldı yoksa insandan mı? Cevap verin.” 31 Bunu kendi aralarında tartıştılar. Birbirlerine, “‘Allah’tan’ desek, ‘O zaman ona neden inanmadınız?’ diyecek. 32 ‘İnsandan olduğunu da söyleyemeyiz’” dediler. Halktan çekiniyorlardı, çünkü halk Yahya’nın gerçekten peygamber olduğuna inanıyordu. 33 İsa’ya, “Bilmiyoruz” diye cevap verdiler. Bunun üzerine İsa, “Ben de size bunları hangi yetkiyle yaptığımı söylemeyeceğim” dedi.

Mark 13

1 İsa mabedin alanından ayrılmak üzereydi. O sırada şakirtlerinden biri O’na, “Hocam, şu taşların büyüklüğüne, şu yapıların güzelliğine bak!” dedi. 2 İsa, “Bu ihtişamlı binaları görüyor musun? Bunların hepsi yıkılacak. Taş üstünde taş kalmayacak” dedi. 3 Daha sonra İsa Zeytin Dağı’na çıktı. Yanında yalnızca Petrus, Yakub, Yuhanna ve Andreas vardı. Oturdukları yerden mabedi görüyorlardı. İsa’ya sordular: 4 “Bize söyle, bütün bunlar ne zaman olacak? Bunların olacağını gösteren alâmet nedir?” 5 İsa onlara anlatmaya başladı: “Dikkat edin! Kimse sizi aldatmasın. 6 Birçokları ortaya çıkıp benim adımı kullanacak. ‘Ben Mesih’im’ diyecekler. Birçok kişiyi saptıracaklar. 7 Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyacaksınız. Sakın korkmayın! Bunların olması lazımdır. Fakat bu, henüz çağın sonu değildir. 8 Çünkü millet millete, devlet devlete savaş açacak. Yer yer depremler olacak. Kıtlık baş gösterecek. Bütün bunlar, doğum yapmak üzere olan kadının ilk sancıları gibi, büyük sıkıntıların başlangıcıdır. 9 “Fakat siz kendinize dikkat edin. Benim yüzümden sizi yakalayacaklar, mahkemeye verecekler. Havralarda dövecekler. Kralların ve yöneticilerin önüne çıkaracaklar. Onlara benim hakkımda şahitlik edeceksiniz. 10 Çağın sonundan önce kurtuluş müjdesi bütün halklara vazedilecek. 11 Sizi mahkemeye verdiklerinde, ‘Ne diyeceğiz?’ diye endişelenmeyin. Allah o zaman size ne derse onu söyleyin. Konuşan siz olmayacaksınız. Sizin yerinize Mukaddes Ruh konuşacak. 12 “Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecekler. 13 Şakirtlerim olduğunuz için herkes sizden nefret edecek. Fakat sona kadar dayanan kurtulacaktır. 14 “Daniel Peygamber’in söz ettiği ‘yıkıcı iğrenç şeyi’ göreceksiniz. Olmaması gereken yerde bulunacak (okuyan anlasın). O zaman Yahudiye’de olanlar dağlara kaçsın. 15 Damda olan, bir şey almak için aşağı inip eve girmesin. 16 Tarlada çalışan, abasını almak için eve dönmesin. 17 O günlerde hamile olan ya da bebek emziren kadınların vay haline! 18 Dua edin, bu olaylar kışa rastlamasın. 19 O günler çok sıkıntılı olacak. Allah dünyayı yaratalı bu kadar sıkıntı olmamış, olmayacaktır. O kadar kötüsü de bir daha görülmeyecek. 20 Dahası, eğer Rab o günleri kısaltmasaydı hiç kimse sağ kalamazdı. Fakat Rab o günleri seçtiği kişilerin hatırına kısaltmıştır. 21 “O günlerde biri size, ‘İşte Mesih burada!’ ya da ‘İşte şurada’ derse inanmayın. 22 Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek. Bunlar insanları saptırmak için mucizevî alâmetler gösterecekler, harikalar yapacaklar. Ellerinden gelse Allah’ın seçtiği kulları da saptıracaklar. 23 Bu sebeple tetikte olun! İşte daha bu şeyler olmadan önce sizi her şeyden haberdar ediyorum. 24 “O günlerde, sıkıntılı çağın ardından, Güneş kararacak, ay ışık vermez olacak, 25 Yıldızlar gökten düşecek, semavî cisimler sarsılacak. 26 “O zaman İnsanoğlu’nun kudret ve ihtişam içinde bulutlarla geldiğini görecekler. 27 İnsanoğlu meleklerini gönderecek, melekler O’nun seçtiklerini dünyanın dört bir yanından toplayacaklar. 28 “İncir ağacından ders alın: Dalları yeşillenip yapraklanınca yaz mevsiminin yaklaştığını anlarsınız. 29 Aynı şekilde, siz de bütün bunların gerçekleştiğini görünce bilin ki, Allah’ın Hükümranlığı yaklaştı, kapıdadır. 30 Emin olun, bütün bu şeyler olmadan bu nesil yok olmayacak. 31 Yer ve gök ortadan kalkacak, fakat benim sözlerim asla yok olmayacaktır. 32 “Fakat o günü ve saati kimse bilmez; cennetteki melekler ve semavî Oğul bile bilmez. Yalnızca semavî Baba bilir. 33 Dikkat edin, tetikte olun. Her zaman hazır ve uyanık kalın. Çünkü o günün tam zamanını bilemezsiniz. 34 “Bu, seyahate çıkmadan evini kölelerine emanet eden adama benzer. Adam kölelerini evinden sorumlu kılar, hepsine birer vazife verir. Kapıya bakan köleye her zaman tetikte olmasını tembihler. Ben de size aynısını söylüyorum. 35 Her zaman uyanık kalın. Ev sahibinin ne zaman geri döneceğini bilemezsiniz. Akşam vakti, gece yarısı, horoz öterken ya da sabahın köründe gelebilir. 36 Beklenmedik bir anda gelip sizi uykuda yakalamasın. 37 Hepinize söylüyorum: ‘Uyanık kalın!’”

Mark 14

1 Fısıh ve Mayasız Ekmek Bayramı’na iki gün kalmıştı. Başrahipler ve din âlimleri İsa’yı hileyle yakalayıp öldürmenin bir yolunu arıyorlardı. 2 Fakat kendi aralarında, “Bayramda yapmayalım, halk ayaklanır” diye konuştular. 3 İsa Beytanya’daydı. Cüzamlı Simun’un evinde yemek yiyordu. O sırada bir kadın İsa’ya geldi. Elinde kaymaktaşından bir kap vardı. Kabın içinde saf hintsümbülünden yapılmış hoş kokulu pahalı bir yağ vardı. Kadın kabı açtı, içindeki yağı İsa’nın başına döktü. 4 Etraftakilerden bazıları buna kızdı. Birbirlerine, “Bu yağ niye böyle ziyan ediliyor? 5 Onu üç yüz dinardan fazla paraya satabilir, parasını da fakirlere dağıtabilirdik” dediler. Kadını azarladılar. 6 Fakat İsa onlara şöyle dedi: “Kadını rahat bırakın. Onu neden üzüyorsunuz? Benim için güzel bir şey yaptı. 7 Fakirler her zaman aranızda olacak. Onlara ne zaman isterseniz yardım edebilirsiniz. Fakat ben her zaman aranızda olmayacağım. 8 Bu kadın benim için yapabileceği tek şeyi yaptı. Bedenimi gömülmeye hazırlamak için üzerime yağ sürdü. 9 Emin olun, kurtuluş müjdesi dünyanın neresinde duyurulursa bu kadının yaptığı da hep anılacaktır.” 10 On iki havariden biri olan Yahuda İskariyot, İsa’yı ele vermek için başrahiplere gitti. 11 Onlar bu işe çok sevindiler. Yahuda’ya para vaadinde bulundular. Bundan sonra Yahuda, İsa’yı ele vermek için fırsat kollamaya başladı. 12 Mayasız Ekmek Bayramı’nın ilk günüydü. O gün Fısıh kurbanları kesilirdi. İsa’nın şakirtleri gelip sordular: “Fısıh yemeği için hazırlık yapacağız. Yemeği nerede yemek istersin?” 13 İsa şakirtlerinden ikisini şehre gönderdi. Onlara şöyle dedi: “Şehre gidin. Orada karşınıza testiyle su taşıyan bir adam çıkacak. Onu takip edin. 14 Girdiği eve siz de girin. Evin sahibine şunu söyleyin: Hocamız, ‘Şakirtlerimle Fısıh yemeğini yiyeceğim misafir odası nerede?’ diye soruyor. 15 Adam size üst katta geniş bir oda gösterecek. Oda döşenmiş, hazır. Yemeği orada hazırlayın.” 16 Böylece şakirtler yola koyuldular. Şehre vardıklarında her şeyi İsa’nın dediği gibi buldular. Fısıh yemeği için hazırlık yaptılar. 17 Akşam olunca İsa on iki havarisiyle o eve gitti. 18 Sofrada yemek yerlerken, “Size doğrusunu söyleyeyim, sizden biri bana ihanet edecek. O kişi şimdi benimle aynı sofrada oturuyor” dedi. 19 Havariler buna çok üzüldü. Her biri İsa’ya, “Efendimiz, beni mi demek istedin?” diye sordu. 20 İsa, “On ikilerden biridir” dedi. “Şu an ekmeğini benimle sahana banıyor. 21 İnsanoğlu, Tevrat’ta yazıldığı gibi, ölecek. Fakat İnsanoğlu’na ihanet edenin vay haline! O adam hiç doğmasaydı, kendisi için daha iyi olurdu.” 22 Yemek yerlerken İsa ekmek aldı, şükretti. Ekmeği böldü, şakirtlerine verdi. “Bunu alıp yiyin. Bu benim bedenimdir” dedi. 23 Sonra kâseyi aldı. Şükredip şakirtlerine verdi. Kâseden hepsi içti. 24 Onlara şöyle dedi: “Bu, pek çokları uğruna akacak olan benim kanımdır. Allah ebedî ahdini benim kanımla başlatacaktır. 25 Emin olun, Allah’ın Hükümranlığı’nda yenisini içeceğim o güne kadar asmanın mahsulünden bir daha içmeyeceğim.” 26 İlahi söyledikten sonra dışarı çıkıp Zeytin Dağı’na doğru gittiler. 27 İsa şakirtlerine, “Hepiniz beni terk edeceksiniz” dedi. “Çünkü Tevrat’ta şöyle yazılmıştır: Çobanı vuracağım, koyunlar darmadağın olacak.’ 28 Fakat ben ölüp dirildikten sonra Celile’ye gidip sizi orada bekleyeceğim.” 29 Petrus ise, “Hepsi seni terk etse de ben terk etmem” dedi. 30 O zaman İsa ona şöyle dedi: “Emin ol, bu gece horoz iki kez ötmeden önce beni üç kere inkâr edeceksin.” 31 Fakat Petrus yine üsteledi: “Seninle birlikte ölecek olsam bile seni inkâr etmem.” Diğer şakirtler de aynı şeyi söyledi. 32 Daha sonra İsa şakirtleriyle Getsemani isimli bahçeye gitti. Onlara, “Siz burada oturun, ben şuracıkta dua edeceğim” dedi. 33 Petrus’u, Yakub’u ve Yuhanna’yı yanına aldı. Üzerine ağır bir hüzün çöktü; derin ıstırap içindeydi. 34 Onlara, “Ölüm derecesinde kederliyim. Burada kalın, uyanık durun” dedi. 35 İsa biraz uzaklaşıp yere kapandı. Orada dua etti. Eğer mümkünse o elem saatinden kurtulmayı diledi. 36 “Abba, semavî Baba” dedi, “Senin için her şey mümkündür. Çekeceğim acıları benden uzaklaştır. Fakat her şeye rağmen benim değil, senin isteğin olsun.” 37 Sonra geri döndü, şakirtleri uyur halde buldu. Petrus’a, “Simun, neden uyuyorsun? Benimle bir saat uyanık kalamadın mı?” dedi. 38 “Uyanık kalın; ayartılmamak için dua edin. Doğru olanı yapmaya isteklisiniz, fakat bedeniniz zayıftır.” 39 İsa tekrar uzaklaşıp aynı şekilde dua etti. 40 Sonra gelip şakirtlerini yine uyur halde buldu. Uyanık kalamıyorlardı; gözleri iyice ağırlaşmıştı. Ne diyeceklerini bilemiyorlardı. 41 İsa üçüncü kez dua etmek için uzaklaştı; dua etti, sonra geri geldi. Onlara, “Hâlâ uyuyup dinleniyor musunuz?” dedi. “Yeter artık! İşte belirlenen saat geldi. İnsanoğlu günahkârların eline veriliyor. 42 Kalkın gidelim! İşte bana ihanet eden kişi geldi!” 43 İsa daha bu sözleri söylerken, on iki havariden biri olan Yahuda çıkageldi. Yanında kılıçlı sopalı büyük bir kalabalık vardı. Bunlar başrahipler, din âlimleri ve Yahudi ileri gelenleri tarafından gönderilmişti. 44 Hain Yahuda onlarla anlaşmıştı: “Kimi öpersem İsa O’dur. O’nu yakalayın, emniyet içinde alıp götürün” demişti. 45 Oraya varır varmaz İsa’ya yaklaştı, “Hocam” diyerek O’nu öptü. 46 Bunun üzerine İsa’yı yakalayıp sıkıca tuttular. 47 İsa’nın yanındaki şakirtlerden biri kılıcını çekti; başrahibin kölesine vurdu, kölenin kulağını uçurdu. 48 İsa kalabalığa şöyle dedi: “Niçin beni kılıç ve sopalarla yakalamaya geldiniz? Ben haydut muyum? 49 Her gün mabette aranızdaydım, vazediyordum; beni yakalamaya kalkmadınız. Fakat peygamberlerin yazdıkları yerine gelsin diye böyle oldu.” 50 O sırada İsa’yla birlikte olanların hepsi kaçıp gittiler. 51 İsa’yla olanlardan biri, genç bir adamdı. Keten beze sarınmıştı. Onu yakalamaya çalıştılar; 52 fakat keten bezden sıyrılıp çırılçıplak kaçtı. 53 İsa’yı başrahibin evine götürdüler. Eski başrahipler, ileri gelenler, din âlimleri orada toplanmıştı. 54 Petrus, İsa’yı uzaktan izledi; başrahibin evinin avlusuna kadar geldi. Orada muhafızlarla birlikte ateşin başına çömelip ısınmaya başladı. 55 Başrahipler ve Yüksek Meclis’in öteki üyeleri, İsa’yı suçlayacak bir şahit bulmaya çalışıyorlardı. Amaçları O’nu ölüm cezasına çarptırmaktı. Ancak şahit bulamadılar. 56 Pek çok kişi O’na karşı yalan yere şahitlik ettiyse de ifadeleri birbirini tutmadı. 57 Sonra kimileri çıkıp yalan yere şahitlik ettiler. 58 “Bu adam, ‘İnsan eliyle yapılmış bu mabedi yerle bir edeceğim. Üç gün sonra elle yapılmamış yeni bir mabet dikeceğim’ dedi. Bunu kulağımızla işittik” dediler. 59 Ancak bu şahitlikte bile sözleri birbirini tutmadı. 60 Sonra başrahip herkesin önünde ayağa kalktı; İsa’ya, “Bu kadar insan sana karşı şahitlik ediyor. Bunlara ne diyorsun?” diye sordu. 61 İsa sessiz kaldı, cevap vermedi. Başrahip tekrar sordu: “Mübarek Olan’ın Oğlu Mesih sen misin?” 62 İsa, “Benim” dedi. “Sizler İnsanoğlu’nun kadir Allah’ın sağında oturduğunu ve bulutlarla geldiğini göreceksiniz.” 63 Bunu duyan başrahip öfkeden elbisesini yırttı. “Artık şahide ne gerek var?” dedi, 64 “Allah’a ettiği küfrü duydunuz. Kararınız nedir?” Hepsi İsa’nın ölüm cezasını hak ettiğine hükmetti. 65 Kimileri üzerine tükürmeye, kimileri başına bir örtü geçirip O’na vurmaya başladı. “Bil bakalım sana hangimiz vurdu; göster peygamberliğini!” dediler. Muhafızlar O’nu aralarına alıp tokatladılar. 66 Petrus aşağıda, avludayken başrahibin hizmetçi kızlarından biri çıkageldi. 67 Petrus’un ateş başında ısınmakta olduğunu gördü. Ona yaklaştı, gözlerinin içine baka baka, “Sen de Nasıralı İsa’yla birlikteydin” dedi. 68 Fakat Petrus bunu inkâr etti. “Senin neden söz ettiğini bilmiyorum, anlamıyorum” dedi. Sonra avlunun girişine gitti. O anda horoz öttü. 69 Hizmetçi kız Petrus’u orada görünce etrafta duranlara tekrar, “Bu adam da onlardan biri” dedi. 70 Petrus yine inkâr etti. Bir süre sonra etraftaki insanlar Petrus’a, “Onlardan biri olduğun belli, çünkü sen de Celileli’sin” dediler. 71 Petrus kendi kendine lânet edip, “Yemin ederim ki sözünü ettiğiniz bu adamı tanımıyorum” dedi. 72 Tam o sırada horoz ikinci kez öttü. Petrus, İsa’nın, “Horoz iki kez ötmeden önce beni tanıdığını üç kez inkâr edeceksin” dediğini hatırladı. Yere çöküp hüngür hüngür ağlamaya başladı.

Matthew 6

1 “Dikkat edin! Sâlih amellerinizi başkalarına gösteriş maksadıyla yapmayın. Aksi halde semavî Babanız Allah’tan mükâfat alamazsınız. 2 Fakirlere yardım ettiğiniz zaman bunu herkese duyurmayın, ikiyüzlüler gibi davranmayın. Onlar birine yardım edecekleri zaman bunu havralarda ve sokaklarda tantanayla yapıyorlar. Çünkü insanların takdirini kazanmak istiyorlar. Emin olun, alacakları tek mükâfat budur. 3 Fakat sen fakir birine yardım ettiğin zaman ne yaptığını en yakın arkadaşın bile bilmesin. 4 Yardımın gizli kalsın. O zaman gizlide yapılanı gören semavî Baban seni mükâfatlandıracaktır. 5 “Dua ettiğiniz zaman ikiyüzlüler gibi davranmayın. Onlar havralarda ve sokak başlarında durup yüksek sesle dua etmeye bayılırlar. İnsanlar onları görsün istiyorlar. Emin olun, alacakları tek mükâfat budur. 6 Fakat sen dua ettiğin zaman odana git ve kapıyı kapa; gözle görülmeyen semavî Baba’na dua et. O zaman semavî Baban kapalı yerde yaptığın duayı duyacak ve seni mükâfatlandıracaktır. 7 “Duanız müşriklerin duasına benzemesin. Onlar hep aynı sözleri tekrarlayıp dururlar. Laf kalabalığı yaparak işitileceklerini sanırlar. 8 Siz onlar gibi olmayın. Semavî Babanız, siz daha istemeden önce neye muhtaç olduğunuzu zaten bilir. 9 Sizin duanız şöyle olsun: ‘Semavî Babamız, ismin takdis edilsin. 10 Hükümranlığın gelsin, semada olduğu gibi, yeryüzünde de iraden olsun. 11 Her gün bize rızkımızı ver. 12 Bize kötülük yapanları affettiğimiz gibi, Sen de bizim günahlarımızı affet. 13 Ayartılmamıza izin verme, bizi kötü olandan koru.’ 14 Evet, eğer insanların size yaptığı kötülükleri bağışlarsanız semavî Babanız da sizi bağışlayacaktır. 15 Fakat bağışlamazsanız o zaman semavî Babanız da sizi bağışlamayacaktır. 16 “Oruç tuttuğunuz zaman ikiyüzlülerin yaptığı gibi surat asmayın. Onlar oruçlu oldukları anlaşılsın diye miskin görünürler. Emin olun, alacakları tek mükâfat budur. 17 Fakat sen oruç tuttuğunda başına yağ sürüp yüzünü yıka. 18 Böylece gözle görülmeyen semavî Baban’dan başka kimse oruç tuttuğunu anlamaz. O zaman gizlide yapılanı gören semavî Baban seni mükâfatlandıracaktır. 19 “Kendinize dünyevî servet biriktirmeyin. Çünkü güve ve pas onu yiyip bitirir. Ya da hırsızlar girip onu çalar. 20 Bunun yerine, kendinize semavî servet biriktirin. Semada ne güve ne de pas ona zarar verir. Hırsızlar da içeri girip onu çalamazlar. 21 Servetiniz neredeyse kalbiniz de oradadır. 22 “Göz bedenin nurudur. Gözün toksa bütün bedenin de nurlu olur. 23 Fakat açgözlü olursan, bütün bedenin karanlık olur. Eğer kendinde ‘nur’ zannettiğin şey hakikatte karanlıksa bu, karanlığın en kötüsüdür. 24 “Kimse iki efendiye kulluk edemez. Birini sever, diğerinden nefret eder, ya da birine sadık olur, diğerini umursamaz. Siz hem Allah’a hem de paraya kulluk edemezsiniz. 25 “Bu yüzden size derim ki yiyecek, içecek ve giyecek için kaygılanmayın. Hayatınız yemekten, bedeniniz de giyecekten daha önemlidir. 26 Kuşlardan ders alın. Ekmezler, biçmezler ve ambarlara yem yığmazlar. Fakat semavî Babanız onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz? 27 Kaygılanarak ömrünüzü bir an bile uzatamazsınız. 28 “Peki, neden giyecek için kaygılanıyorsunuz? Kır zambaklarının nasıl büyüdüğüne bakın! Ne çalışırlar ne de iplik eğirirler. 29 Fakat emin olun, zenginliği dillere destan olan Kral Süleyman bile bu çiçekler kadar güzel giyinmemişti. 30 Ey kıt imanlılar! Allah bugün var olup yarın ateşe atılacak otları bu kadar güzel giydirirse, sizi de giydireceği daha kesin değil mi? 31 “Velhasıl ‘Ne yiyeceğiz?’, ‘Ne içeceğiz?’, ‘Ne giyeceğiz?’ diye kaygılanmayın. 32 Allah’ı tanımayanlar hep böyle şeyleri düşünüp dururlar. Fakat semavî Babanız bunlara muhtaç olduğunuzu bilir. 33 Siz Allah’ın Hükümranlığı’na ve hak yoluna öncelik verin. O zaman diğer her şey size verilecektir. 34 O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının derdi yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter.

Psalm 5

1 Sözlerime kulak ver, ya RAB, İniltilerimi işit. 2 Feryadımı dinle, ey Kralım ve Tanrım! Duam sanadır. 3 Sabah sesimi duyarsın, ya RAB, Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim. 4 Çünkü sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin, Kötülük senin yanında barınmaz. 5 Böbürlenenler önünde duramaz, Bütün suç işleyenlerden nefret duyar, 6 Yalan söyleyenleri yok edersin; Ya RAB, sen eli kanlılardan, Aldatıcılardan tiksinirsin. 7 Bense bol sevgin sayesinde Kutsal tapınağına gireceğim; Oraya doğru saygıyla eğileceğim. 8 Yol göster bana doğruluğunla, ya RAB, Düşmanlarıma karşı! Yolunu önümde düzle. 9 Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar. 10 Ey Tanrı, onları suçlu çıkar! Kurdukları düzen yıkımlarına yol açsın. Kov onları sayısız isyanları yüzünden. Çünkü sana karşı ayaklandılar. 11 Sevinsin sana sığınan herkes, Sevinç çığlıkları atsın sürekli, Kanat ger üzerlerine; Sevinçle coşsun adını sevenler sende. 12 Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.

Psalm 54

1 Ey Tanrı, beni adınla kurtar, Gücünle akla beni! 2 Ey Tanrı, duamı dinle, Kulak ver ağzımdan çıkan sözlere. 3 Çünkü küstahlar bana saldırıyor, Zorbalar canımı almak istiyor, Tanrı'ya aldırmıyorlar. Sela 4 İşte Tanrı benim yardımcımdır, Tek desteğim Rab'dir. 5 Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları. 6 Ya RAB, sana gönülden bir kurban sunacağım, Adına şükredeceğim, çünkü adın iyidir. 7 Beni bütün sıkıntılarımdan kurtardın, Gözlerim düşmanlarımın yok oluşunu gördü.

Psalm 6

1 Ya RAB, öfkeyle azarlama beni, Gazapla yola getirme. 2 Lütfet bana, ya RAB, bitkinim; Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor, 3 Çok acı çekiyorum. Ah, ya RAB! Ne zamana dek sürecek bu? 4 Gel, ya RAB, kurtar beni, Yardım et sevginden dolayı. 5 Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından? 6 İnleye inleye bittim, Döşeğim su içinde bütün gece ağlamaktan, Yatağım sırılsıklam gözyaşlarımdan. 7 Kederden gözlerimin feri sönüyor, Zayıflıyor gözlerim düşmanlarım yüzünden. 8 Ey kötülük yapanlar, Uzak durun benden, Çünkü RAB ağlayışımı işitti. 9 Yalvarışımı duydu, Duamı kabul etti. 10 Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.

Romans 8

1 Buna göre İsa Mesih’e iman edenlere karşı artık hiçbir mahkûmiyet yoktur. 2 Çünkü Mesih İsa sayesinde hayat veren Mukaddes Ruh’un yönetimindeyiz; bu da bizi günahın ve ebedî ölümün kanunundan azat etti. 3 Şeriat günahlı nefsimizden dolayı etkisizdir. Fakat Allah şeriatın yapamadığını yaptı. Semavî Oğlu İsa Mesih’i, günahlı insan bedenine benzer bir bedene büründürüp dünyaya gönderdi. O’nu günahımızın bedelini ödeyen kurban olarak sundu; günahı Mesih’in bedeninde mahkûm etti. 4 Böylece şeriatın emrettiklerini yerine getirebiliriz. Çünkü biz artık nefse göre değil, Mukaddes Ruh’a göre yaşıyoruz. 5 Nefsin tahakkümünde yaşayanların aklı nefsanî meselelerdedir. Mukaddes Ruh’un yönetiminde yaşayanlar ise Ruh’tan kaynaklanan meseleleri düşünür. 6 Nefse dayanan düşünce ölüm getirir. Ruh’a dayanan düşünce ise hayat ve selâmet verir. 7 Çünkü nefisten kaynaklanan düşünceler Allah’a düşmandır. Allah’ın kanunu olan şeriata boyun eğmez; eğmesi de mümkün değildir. 8 Nefse bağlı yaşayanlar, Allah’ı memnun edemez. 9 Fakat siz nefsinizin esiri değilsiniz. Allah’ın Ruhu içinizde yaşadığına göre Mukaddes Ruh’un yönetimi altındasınız. Aslında Mesih’in Ruhu’na sahip olmayan, Mesih’e ait değildir. 10 Bedeniniz günahtan dolayı ölüdür. Fakat Mesih içinizdeyse Mukaddes Ruh size hayat verir. Çünkü Mesih sayesinde Allah katında sâlih sayıldınız. 11 Allah İsa’yı ölümden diriltti. Allah’ın Ruhu içinizde yaşıyorsa, sizin ölümlü bedenlerinize de hayat verecektir. Evet, bu hayat içinizde ebedî Allah’ın Ruhu’ndan gelir. 12 Ey mümin kardeşlerim, bunu Allah’a borçluyuz. Öyleyse nefsimize uymamalı, nefsimizin kötü arzularına göre yaşamamalıyız. 13 Eğer nefsinize uyarak yaşarsanız ruhen öleceksiniz. Fakat Mukaddes Ruh’un yönetiminde yaşayıp nefsin kötü alışkanlıklarından vazgeçerseniz, ebedî hayata kavuşacaksınız. 14 Allah’ın Ruhu’yla yönetilenlerin hepsi Allah’ın manevî evlâtlarıdır. 15 Çünkü Allah’ın Ruhu’nu kabul ettiniz; O sizi tekrar köle yapmaz, korkuya sürüklemez. Allah’ın Ruhu sizi Allah’ın manevî evlâtları yapar. Bu Ruh’la Allah’a, “Abba, yani Baba” diye sesleniriz. 16 Ruh’un kendisi, bizim ruhumuzla birlikte Allah’ın evlâtları olduğumuzu tasdik eder. 17 Allah’ın evlâtları olduğumuza göre, aynı zamanda Allah’ın vaat ettiklerini miras alacağız. Allah, Mesih’e vermiş olduğu her nimetten bize de pay verecektir. Fakat Mesih gibi biz de acı çekmeye hazır olmalıyız. O zaman Mesih’in ihtişamına da ortak olacağız. 18 Bence bu hayatta çektiğimiz acılar ahirette sahip olacağımız ihtişamla mukayese edilemez. 19 Bütün kâinat Allah’ın manevî evlâtlarının ihtişam içinde ortaya çıkmasını hasretle beklemektedir. 20 Çünkü kâinat amaçsızlığa mahkûm edilmiştir. Bu, kâinatın kendi isteğiyle değil, Allah’ın emriyle olmuştur. 21 Çünkü Allah kâinata bir umut verdi. Buna göre, kâinatı yozlaşmaya köle olmaktan kurtaracaktır; Allah’ın evlâtlarının sahip olduğu muhteşem hürriyete kavuşturacaktır. 22 Bütün kâinatın doğum yapan bir kadın gibi şimdiye kadar inleyip acı çektiğini biliyoruz. 23 Üstelik yalnız kâinat değil, biz kendimiz de ah edip inliyoruz. Gerçi Mukaddes Ruh’a sahibiz; fakat Ruh, Allah’ın vaat ettiklerinin ilk mahsulüdür. Bu sebeple Allah’ın manevî evlâtları olarak ebedî mirasımızı, yani bedenlerimizin hürriyete kavuşmasını hasretle bekliyoruz. 24 Bu ümitle kurtulduk. Fakat ümit ettiğimiz şeyi şimdiden görebilseydik, bunun adına ümit diyemezdik. İnsan gördüğü şeyi ümit eder mi? 25 Fakat biz, gözle göremediğimizi ümit ediyoruz ve bunun için sabırla bekliyoruz. 26 Aslında güçsüzüz, fakat Mukaddes Ruh bize yardım eder. Nasıl dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz, fakat Mukaddes Ruh sözle ifade edilemeyen iniltilerle bizim için şefaat eder. 27 Allah kalbimizdekini biliyor, Ruh’un ne düşündüğünü de bilir. Çünkü Ruh, Allah’ın halkı için Allah’ın iradesine uygun şekilde şefaat eder. 28 Biliyoruz ki Ruh, Allah’ı sevenler için, O’nun muradını yerine getirmek üzere çağırdığı kişiler için her durumda iyilik yapmaya muktedirdir. 29 Allah ezelden beri bildiği kişileri semavî Oğlu’na benzer kılmaya karar verdi. Öyle ki semavî Oğlu, birçok kardeş arasında ilk evlât olsun. 30 Allah, semavî Oğlu’na benzer kılmaya karar verdiği kişileri çağırdı; çağırdığı kişileri sâlih kıldı ve sâlih kıldıklarını kendi ihtişamına ortak etti. 31 Bu durumda şunu diyebiliriz: Madem Allah bizden yanadır, kimse bize zarar veremez. 32 Allah semavî Oğlu’nu bile esirgemedi, hepimiz uğruna O’nu feda etti. O halde Allah, Mesih’le birlikte bize her şeyi ihsan edecektir. 33 Allah’ın seçtiklerini kim suçlayabilir? Hiç kimse! Bizi sâlih kılan Allah’ın kendisidir. 34 Kim mahkûm edebilir? Hiç kimse! Mesih İsa bizim için öldü, üstelik Allah tarafından diriltildi. Şimdiyse Allah’ın sağındadır, bizim için şefaat etmektedir. 35 Bizi Mesih’in sevgisinden ne ayırabilir? Sıkıntı mı, elem mi, zulüm mü, açlık mı, çıplaklık mı, tehlike mi, kılıç mı? 36 Zebur’da yazılmış olduğu gibi, “Senin uğruna her an ölümle karşı karşıyayız. İnsanların gözünde kasaplık koyun gibiyiz.” 37 Bütün bu sıkıntılara rağmen bizi seven Allah’ın yardımıyla fatihlerden de üstünüz. 38 Eminim ki ne ölüm, ne hayat, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne kudretler, 39 ne gökteki ne yeraltındaki güçler, ne de yaratılmış başka bir şey, bizi Allah’ın Efendimiz İsa Mesih vasıtasıyla sergilediği sevgiden ayıramaz.

Maksimum dosya boyutu
Width
3990
Height
6600
₺184,73
Special Galleries
Good Soil Print Gallery
GoodSalt Gallery
Nature Photography Gallery
Steve Creitz Select
Seasonal
Harry Anderson Select

Önemli toplu lisanslama indirimleri sunuyoruz.
Sorularınız mı var? 1'i arayın ve özel fiyat teklifi isteyin. Bütçenize göre çalışacağız.

Post To Feed Pin It
Işık Kutusu
İlgili Görseller
  1. Petition
  2. Daniel, Dua Ediyor
  3. Dua Eden Eller
  4. İsa ile dua etmek Aile
  5. Dua Eden Eller
  6. Namazda
  7. Kadın Tanrı'nın Ateşi'nde dua eder
  8. Praying Hands
  • Lisans Bilgileri
  • Gizlilik
  • Bize Ulaşın
  • Sanatçılar
1 800 805.8001
© 2026       Tüm görsellerin ve medyanın telif hakkı GoodSalt, Inc. ve/veya katkıda bulunanlara aittir. Tüm hakları saklıdır.
  Türkçe
  •  Afrikaans
  •  Bahasa Indonesia
  •  Bahasa Melayu
  •  Česky
  •  Deutsch
  •  English
  •  Español
  •  Français
  •  Italiano
  •  Magyar
  •  Nederlands
  •  Polski
  •  Português
  •  Română
  •  Shqip
  •  Tagalog
  •  Tiếng Việt
  •  Ελληνικά
  •  Български
  •  русский
  •  Српски / Srpski
  •  Українська
  •  עברית
  •  العربية
  •  فارسی
  •  हिन्दी
  •  ไทย
  •  中文
  •  日本語
  •  粵語
  •  한국어