Tanrı'nın Sözü
| Anahtar Kelimeler | 1800 1844 Adventist Adventists çalışma eğitim eski moda evangelizm İncil çalışma karakalem Kutsal Kitap'ın Millerites Öncüler paylaşımı paylaşmak siyah ve beyaz siyah ve beyaz tanık Tanrılar kelime William miller |
|---|---|
| Secondary Keywords | açıklayıcı Amerikan arama arama ceket Daniel elbise erken kilise gelişiyle gezici vaiz heyecanlı işitme iyi haber kaput kitap Miller Müminler öncü ortaya şapka tarih yeni ışık |
| Scriptures | 2 Peter 3:7 AMOS 3:7 Daniel 7 Daniel 7:10-13 Daniel 8:14 Exodus 25:22 Exodus 32:33 Hebrews 7:23-28 Hebrews 8:1-2 Revelation 13 Revelation 14:6-12 Revelation 14:6-7 Revelation 14:6-8 Revelation 16:7 Revelation 3:5 |
2 Peter 37 Şimdiki gökler ve yer ise ateşe verilmek üzere yine Allah’ın kelâmı vasıtasıyla muhafaza ediliyor, kâfirlerin helâk olacağı hesap gününe kadar korunuyorlar. Amos 37 Gerçek şu ki, Egemen RAB kulu peygamberlere Sırrını açmadıkça bir şey yapmaz. Daniel 71 Babil Kralı Belşassar'ın krallığının birinci yılında, Daniel yatağında yatarken bir düş ve görümler gördü. Sonra düşünün özetini yazdı;2 şöyle dedi: “Gece bir görümde göğün dört rüzgarının büyük denize saldırdığını gördüm.3 Denizden birbirinden farklı dört büyük yaratık çıktı.4 “Birinci yaratık aslana benziyordu, kartal kanatları vardı. Ben bakarken kanatları koparıldı, yaratık yerden kaldırıldı, insan gibi ayakları üzerine durduruldu. Ona bir insan yüreği verildi.5 “İkinci yaratık ayıya benziyordu. Bir yanı üzerinde doğrulmuştu. Ağzında, dişleri arasında üç kaburga kemiği vardı. Ona, ‘Haydi kalk, yiyebildiğin kadar et ye!’ dediler.6 “Sonra baktım, parsa benzer bir başka yaratık gördüm. Sırtında dört kuş kanadı vardı. Bu yaratığın dört başı vardı ve ona egemenlik verilmişti.7 “Bundan sonraki gece görümlerimde korkunç, ürkütücü, çok güçlü dördüncü bir yaratık gördüm. Büyük demir dişleri vardı; yiyip parçalıyor, artakalanı ayakları altında çiğniyordu. Kendisinden önceki yaratıklara benzemiyordu. On boynuzu vardı.8 “Ben gözümü dikmiş boynuzlara bakarken, onların arasından daha küçük başka bir boynuz çıktı. İlk boynuzlardan üçü onun önünde söküldü. Bu boynuzun insan gözü gibi gözleri, böbürlenen bir ağzı vardı.9 “Ben bakarken Tahtlar kuruldu, Eskiden beri var Olan yerine oturdu. Giysileri kar gibi beyaz, Başındaki saçlar yün gibi apaktı. Tahtı alev alev, Tekerlekleri kızgın ateş gibiydi.10 Önünden ateşten bir ırmak çıkıp akıyordu. Binlerce binler O'na hizmet ediyordu; On binlerce on binler Önünde duruyordu. Mahkeme kuruldu, Kitaplar açıldı.11 “Boynuzun söylediği övüngen sözleri duyunca baktım, yaratık gözümün önünde öldürüldü, bedeni kızgın ateşe atıldı, yok oldu.12 Öbür yaratıklara gelince, egemenlik onlardan alınmış, ancak belirli bir süre için yaşamalarına izin verilmişti.13 “Gece görümlerimde insanoğluna benzer birinin göğün bulutlarıyla geldiğini gördüm. Eskiden beri var Olan'ın yanına doğru ilerledi, O'nun önüne getirildi.14 Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır.”15 “Ben Daniel'e gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü.16 Orada duranlardan birine yaklaştım, bütün bunların gerçek anlamını açıklamasını istedim. “O da bana bunların ne anlama geldiğini açıkladı:17 ‘Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır.18 Ama Yüceler Yücesi'nin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.’19 “Bundan sonra öbürlerinden farklı, çok korkunç, demirden dişleri, tunçtan tırnakları olan, yiyip parçalayan, artakalanı ayakları altında çiğneyen dördüncü yaratığın ne anlama geldiğini öğrenmek istedim.20 Bunun yanısıra başındaki on boynuzdan sonra çıkan öbür boynuzun ne olduğunu da öğrenmek istedim. Bu boynuzun önünden üç boynuz düşmüştü, sanki ötekilerden daha iriceydi. Gözleri ve böbürlenen bir ağzı vardı.21 Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu.22 Eskiden beri var Olan -Yüceler Yücesi- gelip kutsallarının lehine yargı verene dek bu böyle sürdü. Kutsalların krallığı alma zamanı gelmişti.23 “Bana şu açıklamayı yaptı: ‘Dördüncü yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dördüncü krallıktır. Bütün öbür krallıklardan farklı olacak, bütün dünyayı yiyip bitirecek, çiğneyip parçalayacak.24 On boynuz bu krallıktan çıkacak on kraldır. Bunlardan sonra öncekilerden farklı bir başka kral ortaya çıkıp üç kralı tahtlarından indirecek.25 Yüceler Yücesi'ni kötüleyen sözler söyleyecek, O'nun kutsallarına baskı yapacak. Belirlenen zamanları, yasaları değiştirmeyi amaçlayacak. Kutsallar üç buçuk yıl için eline teslim edilecekler.26 “ ‘Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek.27 Göklerin altındaki krallıklara özgü krallık, egemenlik ve büyüklük kutsallara, Yüceler Yücesi'nin halkına verilecek. Bu halkın krallığı sonsuza dek sürecek, bütün uluslar ona kulluk edip sözünü dinleyecek.’28 “İşte olayın gelişimi burada bitiyor. Ben Daniel'e gelince, düşüncelerim beni çok ürküttü, benzim soldu. Ama bu olayı içimde sakladım.” Daniel 710 Önünden ateşten bir ırmak çıkıp akıyordu. Binlerce binler O'na hizmet ediyordu; On binlerce on binler Önünde duruyordu. Mahkeme kuruldu, Kitaplar açıldı.11 “Boynuzun söylediği övüngen sözleri duyunca baktım, yaratık gözümün önünde öldürüldü, bedeni kızgın ateşe atıldı, yok oldu.12 Öbür yaratıklara gelince, egemenlik onlardan alınmış, ancak belirli bir süre için yaşamalarına izin verilmişti.13 “Gece görümlerimde insanoğluna benzer birinin göğün bulutlarıyla geldiğini gördüm. Eskiden beri var Olan'ın yanına doğru ilerledi, O'nun önüne getirildi. Daniel 814 Kutsal varlık bana, “2 300 akşam, sabah olacak, sonra kutsal yer yeniden düzene konulacak” dedi. Exodus 2522 Seninle orada, Levha Sandığı'nın üstündeki Keruvlar arasında, Bağışlanma Kapağı'nınc üzerinde görüşeceğim ve İsrailliler için sana buyruklar vereceğim.” Exodus 3233 RAB, “Kim bana karşı günah işlediyse onun adını sileceğim” diye karşılık verdi, Hebrews 723 Eski düzende çok sayıda rahip vardı. Çünkü ölüm nedeniyle vazifelerini sürdüremediler.24 Fakat İsa ebediyen yaşar. Rahipliği hiç sona ermez.25 Bu sebeple Allah’a kendisi vasıtasıyla yaklaşanları ebedî kurtuluşa erdirmeye kadirdir. Çünkü onlara şefaat etmek üzere daima yaşamaktadır.26 Pak, suçsuz, lekesiz, günahtan münezzeh ve arşıâlâya yüceltilmiş bir başrahibimiz var. Böyle bir başrahibimiz olması uygun görüldü.27 İsa öbür başrahipler gibi değildir. Onlar her gün önce kendi günahları için, sonra halkın günahları için kurban sunarlar. İsa bunu yapmak zorunda değildir. Çünkü kendisini ilk ve son defa ebedî kurban olarak sundu.28 Şeriat, zaafları olan sıradan insanları başrahip tayin eder. Fakat Allah şeriattan çok sonra ant içti, semavî Oğlu’nu başrahip tayin ettiğini söyledi. Kemale erdirilmiş semavî Oğul da ebediyen iş başındadır. Hebrews 81 Söylediklerimizin özeti şudur: Öyle bir başrahibimiz var ki, arşıâlâda Cenabıhak’kın tahtının sağında oturmaktadır.2 Bu yer, Allah’ın semada kurduğu hakiki ibadet çadırıdır. İnsan yapısı değildir. Başrahibimiz bu çadırın en mukaddes yerinde hizmet etmektedir. Revelation 131 Sonra on boynuzlu, yedi başlı bir canavarın denizden çıktığını gördüm. On boynuzunun üzerinde taçlar vardı. Başlarının üzerinde Allah’a küfür niteliğin adlar yazılıydı.2 Gördüğüm canavar parsa benziyordu. Fakat ayakları ayı ayağı, ağzı aslan ağzı gibiydi. Ejder canavara kendi kuvvetini ve tahtını verdi. Onu büyük yetkiyle donattı.3 Canavarın başlarından biri ölümcül bir yara almışa benziyordu. Fakat bu ölümcül yara iyileşmişti. Bütün dünya şaşkınlık içinde canavarın peşinden gitti.4 İnsanlar canavara yetki veren ejdere secde ettiler. “Canavar gibisi var mı? Onunla kim savaşabilir?” deyip canavara da secde ettiler.5 Canavara, küstahça konuşan ve Allah’a küfürler savuran bir ağız verildi. Bu kuvveti kırk iki ay süreyle kullanmasına izin verildi.6 Canavar, Allah’a küfretmek, O’nun adına ve meskenine, yani semada yaşayanlara küfretmek için ağzını açtı.7 Allah’ın izniyle müminlerle savaşıp onları mağlup etti. Canavara her aşirete, her halka, her dile, her millete hükmetme yetkisi verildi.8 Müminler hariç, yeryüzünde yaşayan herkes ona secde edecek. Bunlar dünya kurulalı beri, adları boğazlanmış Kuzu’nun hayat kitabına kaydedilmemiş olanlardır.9 Kulağı olan işitsin!10 Esir düşecek olan esir düşecek. Kılıçla öldürülecek olan kılıçla öldürülecek. Bu durumda müminler sabredip sadık kalmalıdırlar.11 Bundan sonra başka bir canavar gördüm. Yerden çıkan bu canavarın kuzu gibi iki boynuzu vardı. Fakat ejder gibi ses çıkarıyordu.12 İlk canavarın bütün yetkisini onun adına kullanıyordu. Yeryüzünü ve üzerinde yaşayan herkesi, ölümcül yarası iyileşen ilk canavara secde etmeye zorluyordu.13 Büyük alâmetler gerçekleştiriyor, hatta insanların gözü önünde gökten ateş yağdırıyordu.14 Allah’ın izniyle ilk canavarın adına gerçekleştirdiği alâmetler sayesinde yeryüzünde yaşayanları baştan çıkardı. Onlara kılıç yarası alan, fakat sağ kalan ilk canavarın onuruna bir heykel yapmalarını emretti.15 Allah’ın izniyle ilk canavarın heykeline üfleyip hayat verdi. Böylece heykel konuşabilecek ve kendisine secde etmeyen herkesin öldürülmesini emredebilecek.16 Küçük büyük, zengin fakir, hür köle, herkesi sağ elinden ya da alnından damgalanmaya zorluyordu.17 Bu damga, canavarın adı veya adını temsil eden sayıdır. Damgasız olanlar hiçbir şey satın alamaz ve de satamazdı.18 Bu, hikmet gerektiren bir meseledir. Akıllı olan, canavara ait sayıyı hesaplasın. Çünkü bu sayı bir insanı temsil eder. Canavara ait sayı 666’dır. Revelation 146 Bundan sonra göğün ortasında uçan başka bir melek gördüm. Yeryüzünde yaşayanlara -her millete, her aşirete, her dile, her halka - ebedî kurtuluş müjdesini getiriyordu.7 Yüksek sesle şöyle diyordu: “Allah’tan korkun! O’na izzet verin! Çünkü O’nun hesap soracağı saat geldi. Göğü, yeri, denizi, su pınarlarını yaratana secde edin!”8 Peşinden gelen ikinci bir melek şöyle dedi: “Yıkıldı! Büyük Babil şehri yıkıldı! Onun azgın fahişeliği, insanları sersemleten kuvvetli şarap gibiydi.”9 Onları üçüncü bir melek takip etti. Yüksek sesle şöyle dedi: “Bir kimse canavara ve heykeline secde ederse, alnına ya da eline canavarın damgasını vurdurursa, Allah’ın gazabını tadacaktır.10 Allah’ın öfkesi, kuvvetli şarap gibidir. Allah, gazabının kâsesinde saf olarak hazırladığı şaraptan o kişiye içirecektir. Böylelerine mukaddes meleklerin ve Kuzu’nun önünde ateş ve kükürtle eziyet edilecek.11 Çektikleri eziyetin dumanı ebetler ebedince tütecek. Canavara ve heykeline secde edip onun adının damgasını kabul edenler gece gündüz rahat yüzü görmeyecekler.12 Bu da, Allah’ın emirlerini yerine getiren, İsa’ya sadık kalan müminlerin sabretmesini gerektirir.” Revelation 146 Bundan sonra göğün ortasında uçan başka bir melek gördüm. Yeryüzünde yaşayanlara -her millete, her aşirete, her dile, her halka - ebedî kurtuluş müjdesini getiriyordu.7 Yüksek sesle şöyle diyordu: “Allah’tan korkun! O’na izzet verin! Çünkü O’nun hesap soracağı saat geldi. Göğü, yeri, denizi, su pınarlarını yaratana secde edin!” Revelation 146 Bundan sonra göğün ortasında uçan başka bir melek gördüm. Yeryüzünde yaşayanlara -her millete, her aşirete, her dile, her halka - ebedî kurtuluş müjdesini getiriyordu.7 Yüksek sesle şöyle diyordu: “Allah’tan korkun! O’na izzet verin! Çünkü O’nun hesap soracağı saat geldi. Göğü, yeri, denizi, su pınarlarını yaratana secde edin!”8 Peşinden gelen ikinci bir melek şöyle dedi: “Yıkıldı! Büyük Babil şehri yıkıldı! Onun azgın fahişeliği, insanları sersemleten kuvvetli şarap gibiydi.” Revelation 167 Sunaktan bir ses işittim. Şöyle diyordu: “Evet, kadir Rab Allah, hükümlerin doğru ve adildir.” Revelation 35 Galip gelen herkes onlar gibi beyaz elbiseler giyecek. Onların isimlerini hayat kitabından silmeyeceğim. Semavî Babam’ın ve meleklerinin huzurunda onların isimlerini ikrar edeceğim. | |








